placebo
@placebo
8
takipçi
10
takip edilen
𓆟
𓃠
“Gökkuşağında iki renk var. Biri turuncu, diğeri mavi…”
0
Bu çiçek olayları ilginç bir hal almaya başlıyor. Bundan bir şey çıkar mı acaba 🤔
Fena tatlı
16-17 yaşında bir şeysin ablasının gülü bu yaştan sonra ne demek
Of ahhahhhhhahha
Hadi kızım başaracaksın
Sakin olun yerlerinize oturun
Havalı olması gerektiğinin farkındayım ama sadece karganın önünde pıt pıt yürüdüğünü hayal etsenize lsdkşals
Azdı kaçın
Sus lütfen
Honestly what the fuck guys
Sen bizi hissediyor olabilirsin .d
Bence de öyle yani detay vermeyip üstünkörü minik hikayelerle büyütse en azından bu kadar yabancı hissetmezdi 🥲
Ahahahah kabasınız…
Kızın hiç bir şey bilmeden yaka paça 5 dakikada annesinden ayrılması değil yani 🙄
Aa burası yoksa Tür-
İhihihi 🫢🫢
Burun direğim sızladı, umarım mutlu bir son olur sizin için…
“Cennet veya cehennem var ise eğer... Benim yerim neresi Özgür? Yine mi acı çekeceğim orada da? Yaşarken cayır cayır yanan ruhum, orada biraz daha mı tutuşacak? Korkuyorum Özgür... İlk kez bu kadar yaklaşınca ölüme... Bu kadar yakından bakınca…” [öfa sf 280 ~ Yosun]
“Tanrım... Lütfen... Eğer varsan, onun acısını da benim kalbime mühürle. Galiba... O artık dayanamıyor...“ demiştin Yosun. Umarım tanrı yoktur güzel Yosun…
"Ama atladığı bir şey vardı . O balıksa bile , ben okyanustum. Ve okyanusun dalgaları ne kadar uzağa gitse de , mutlaka geri dönerdi."
Sen de bize döndün Büşü 🤧
Bu alıntıyı bırakmak doğru geldi buraya ;
"Kim demiş? Renklerle sevişirsin, gökkuşağı doğar. Geceyle sevişirsin, yıldızlar doğar. Rüzgarla sevişirsin, fırtına doğar. Ölümle sevişirsin, yaşam doğar. Anladın mı? Sen kutsalsın kadınım. Sen istersen, tüm evren çocuğun olur."
Anıl dayı iyi ki tandık seni 🤧
Anıl kalbimi erittin.
Kadın şefkati…
Yazacak tek kelime bulamıyorum. Acıdı…
Bay K beni üzecek bir şey yapma lütfen
24 yaşındayım, küçük bir kızken de senin bu halinle tanışacağımı biliyordum Özgür…
Özgür fena adamsın. Ne çok bekledim şu halini 🌚
Yosun dişlerimi gıcırdatıyorsun çok tatlısın.
Eyvah 🙆🏻♀️
Detaylarca 🫢
Lan soyadım ahahahha
Bir önceki bölümü sindirdiysek başlayalım…
Mama nasıl bir bölüm yazdın? Çünkü eminim ki hepimizin bir sonraki bölüme geçmeden okuduklarını göğsünde yumuşatması gerekti. Ve bana öyle geliyor ki bu kitapta bu durumu sık sık yaşayacağız.
Keşke Anılın da mutlu olduğunu, en az Özgür kadar sevebileceği birini bulduğunu görsek. O kadar sadık, kalbi öyle sevgi dolu ki romantik bir noktadan şefkati çok hak ediyor.
Hepimizin “Ben de yaptıracağım ulan” dediği dövmenin hikayesini okumak... Karnımda bir sürü kelebek, fena heyecanlandırdın beni mama. Zaman ağırlaştı, bu part nefes alıyor 😣
Özgürün kova erkeği olması durumuna hala alışamadım.
Levent kendini main char sanmayı bırak artık rezil oldun.
Ne kadar ihtiyacımız varmış bu Özgüre. Heyecanlanıyor insan 🫢
Ben de açım Yosun
O kadar fena güldüm ki ahahahahh 😅😅
Gelen iç monologlar, özellikle Özgür’ün Yosun’a arafta bir ülke vadetmesi… Şimdiye kadar gördüğümüz en romantik distopya.
Bazı insanlar doğmaz; direnir, tırnaklarıyla kazıyarak var olur. Özgür, doğumu bile bir savaşın içinde kazandı. Annesi bedenini mezar bellemişti ama o, mezarı rahme çevirdi. Herkesin kurtarıcısı olmadan önce, kendi kaderini kurtardı.
Bay K herkes için nasıl da güvenli bir alan oluveriyor.
Henüz repost yok
Bu kullanıcı henüz herhangi bir alıntıyı repost etmemiş.
Yorumlarım
Bu çiçek olayları ilginç bir hal almaya başlıyor. Bundan bir şey çıkar mı acaba 🤔
Fena tatlı
16-17 yaşında bir şeysin ablasının gülü bu yaştan sonra ne demek
Of ahhahhhhhahha
Hadi kızım başaracaksın
Sakin olun yerlerinize oturun
Havalı olması gerektiğinin farkındayım ama sadece karganın önünde pıt pıt yürüdüğünü hayal etsenize lsdkşals
Azdı kaçın
Sus lütfen
Honestly what the fuck guys
Sen bizi hissediyor olabilirsin .d
Bence de öyle yani detay vermeyip üstünkörü minik hikayelerle büyütse en azından bu kadar yabancı hissetmezdi 🥲
Ahahahah kabasınız…
Kızın hiç bir şey bilmeden yaka paça 5 dakikada annesinden ayrılması değil yani 🙄
Aa burası yoksa Tür-
İhihihi 🫢🫢
Burun direğim sızladı, umarım mutlu bir son olur sizin için…
“Cennet veya cehennem var ise eğer... Benim yerim neresi Özgür? Yine mi acı çekeceğim orada da? Yaşarken cayır cayır yanan ruhum, orada biraz daha mı tutuşacak? Korkuyorum Özgür... İlk kez bu kadar yaklaşınca ölüme... Bu kadar yakından bakınca…” [öfa sf 280 ~ Yosun]
“Tanrım... Lütfen... Eğer varsan, onun acısını da benim kalbime mühürle. Galiba... O artık dayanamıyor...“ demiştin Yosun. Umarım tanrı yoktur güzel Yosun…
"Ama atladığı bir şey vardı . O balıksa bile , ben okyanustum. Ve okyanusun dalgaları ne kadar uzağa gitse de , mutlaka geri dönerdi."
Sen de bize döndün Büşü 🤧
Bu alıntıyı bırakmak doğru geldi buraya ;
"Kim demiş? Renklerle sevişirsin, gökkuşağı doğar. Geceyle sevişirsin, yıldızlar doğar. Rüzgarla sevişirsin, fırtına doğar. Ölümle sevişirsin, yaşam doğar. Anladın mı? Sen kutsalsın kadınım. Sen istersen, tüm evren çocuğun olur."
Anıl dayı iyi ki tandık seni 🤧
Anıl kalbimi erittin.
Kadın şefkati…
Yazacak tek kelime bulamıyorum. Acıdı…
Bay K beni üzecek bir şey yapma lütfen
24 yaşındayım, küçük bir kızken de senin bu halinle tanışacağımı biliyordum Özgür…
Özgür fena adamsın. Ne çok bekledim şu halini 🌚
Yosun dişlerimi gıcırdatıyorsun çok tatlısın.
Eyvah 🙆🏻♀️
Detaylarca 🫢
Lan soyadım ahahahha
Bir önceki bölümü sindirdiysek başlayalım…
Mama nasıl bir bölüm yazdın? Çünkü eminim ki hepimizin bir sonraki bölüme geçmeden okuduklarını göğsünde yumuşatması gerekti. Ve bana öyle geliyor ki bu kitapta bu durumu sık sık yaşayacağız.
Keşke Anılın da mutlu olduğunu, en az Özgür kadar sevebileceği birini bulduğunu görsek. O kadar sadık, kalbi öyle sevgi dolu ki romantik bir noktadan şefkati çok hak ediyor.
Hepimizin “Ben de yaptıracağım ulan” dediği dövmenin hikayesini okumak... Karnımda bir sürü kelebek, fena heyecanlandırdın beni mama. Zaman ağırlaştı, bu part nefes alıyor 😣
Özgürün kova erkeği olması durumuna hala alışamadım.
Levent kendini main char sanmayı bırak artık rezil oldun.
Ne kadar ihtiyacımız varmış bu Özgüre. Heyecanlanıyor insan 🫢
Ben de açım Yosun
O kadar fena güldüm ki ahahahahh 😅😅
Gelen iç monologlar, özellikle Özgür’ün Yosun’a arafta bir ülke vadetmesi… Şimdiye kadar gördüğümüz en romantik distopya.
Bazı insanlar doğmaz; direnir, tırnaklarıyla kazıyarak var olur. Özgür, doğumu bile bir savaşın içinde kazandı. Annesi bedenini mezar bellemişti ama o, mezarı rahme çevirdi. Herkesin kurtarıcısı olmadan önce, kendi kaderini kurtardı.
Bay K herkes için nasıl da güvenli bir alan oluveriyor.
”Ölmedin Pınar!” diye bağırdım bir anda Özgür’ü de şaşırtarak. “Ölüler senin gibi güzel olamazlar. Sen ölmedin!”
Özgürün yokluğunda kenardaki çiçekçiden Pınara papatya alan Yosun bence çok şey ifade ediyor, etmeli. O papatyaları mezarına koymadan önce özenle otları yolması çok şey demek benim için. Bunun yanında Pınarın ikisini hastanede görünce kahrından öldüğünü düşünmek bu üçgeni pek sindirememek gibi geliyor bana. Ya da ben de Yosun gibi çok anlam yüklüyorum her şeye kim bilir (: Pınar için bir yaşam düşünülemezdi iyileşmek umuduyla ölümü ertelemiyordu, Özgürü arkasında bırakma ihtimali Pınarın ölümünü erteliyordu. Pınar Özgüre karşı sevgisini göğsünde tipik kıskançlıkla değil, saf seviyle yumuşatmıştı. Kitapta bunu çok rahat hissediyoruz halbuki. Pınarın ruhunun hala Özgürü düşünerek endişeyle sıkışması ve daha sonra içi rahat o araftan çıkmış olması…
“Reenkarnasyonuyum kalbindeki ölü kızın...”
[ÖFA Bölüm 9]
Ki şöyle ek bir durum da var, ilk iki kitapta sürekli bir duygu kırıntısı arayan Yosun’un neredeyse şimdi gerçek anlamda bizi ısıtan tamamen romantik bir şefkat görebildiğini izliyoruz. Daha şimdi bu durum söz konusu iken ve hatta Yosun bile tam alışamamışken “Özgür de Pınarı unuttu gitti” demek atmosfere hiç uygun değil. Bu klasik bir aşk sarmalı değil ki?